Ben

Sevinç Aydemir 29 Temmuz 2024

Ben
skyline bodrum sokak haber-3
Efsane Saatler
Turgutreis_Kampus_şubat-2025_Erken Kayit
vodafon_içkale_19_şubat_2024
skyline bodrum sokak haber-2
Bodrum-25-26-Kampusumuze-Bekliyoruz-bahçeşehir
skyline bodrum sokak haber-1
previous arrow
next arrow
Yayınlama: 24.08.2024
313
A+
A-

Belime bir ip bağlı, kuyudan aşağıya iniyorum, yol boyu bir sürü yaşanmışlıklar, olaylar. Sanki kuyunun duvarlarının içine sıkışmış gibiler 40 cm de bir çağ değişiyor. Ama ben onların peşinde değilim. Niyetim en dibe inmek en dibe…

Turgutreis_Kampus_şubat-2025_Erken Kayit
Bodrum-25-26-Kampusumuze-Bekliyoruz-bahçeşehir
vodafon_içkale_19_şubat_2024
bodrum-sokak-haber-youtube-abone
previous arrow
next arrow

Gönen depremi, ilk hatırladığım olay sanki hayatım o zaman başladı gibi. Yedi yaşındayım, korkunç bir patırtı,  birde mahallenin çeşme meydanında, bütün mahalle halkı bir arada, yerlere serilmiş halıların üstünde, üstümüze örtülmüş kalın bir branda, sanki kamyona yüklenmiş eşyalar gibiyiz. Hava kar ve fırtına sadece bunları hatırlıyorum.

Doğduğum ev iki katlı, çift açılan kapısından kocaman bir sundurmaya giriliyor. Sol taraftaki tavanı alçak, çabuk ısınan küçük bir oda kış odası. Sabit divanlar, kapı arkasında soba, sandığın üstünde annemin tek plaklık pikabı, dokunmamız kesinlikle yasak. Odanın yanında mutfak ve bahçe, meyve ağaçları…

Ama bahçe deyince, en çok babaannemin kuyunun yanında, bir masa üzerinde duran cenazesini hatırlıyorum, dört-beş yaşlarında olmalıyım.

Kuyudan aşağıya inmeye devam ederken, uzaklardan komşularımızı, arkadaşlarımı görür gibiyim. O da ne, şu en öndeki Çakır en sevdiğim arkadaşım, sapsarı saçları masmavi gözleri ile karşımda duruyor. Onunla yaşadıklarımı hatırlıyorum, arka bahçemizden yere düşmüş ayvaları alıp külotumuzun içine koyup, oturma odasının kapısının önünden geçerken annem görmesin diye kocaman açılmış gözlerimiz ve apış apış yürüyüşümüzü görür gibiyim. Kahkahalarla gülüyorum.

Küçük BEN’i görüyorum, küçücük üç-dört yaşlarında olmalı, kafasında kafası büyüklüğünde tafta kumaştan bir kurdele, tavşana benziyor. Sevimli, biraz da hüzünlü gibi neden acaba? Çocukluğumu hatırlayınca hep hüzünleniyorum çok uzaklarda kaldığı için mi, sarılıp öpemediğim için mi? Yoksa şimdiki halime bakıp, bebekliğimin nahifliği, masumluğu bana böyle mi hissettiriyor.

Daha arkalarda, karanlığın içine baktıkça daha derinliği seçebiliyorum. Arnavut kaldırımı döşenmiş dar bir sokak iki katlı evler. Evimizin karşısında toprak boyalı evdeki pencereden dışarısını seyreden yaşlı bir kadın, başında yemenisi…

Gözlerimi kapının arkasına bakmaya zorluyorum, daha arkaya, içimde bir huzur bir sakinlik, kollarım bacaklarım açık uçar gibi dibe doğru süzülüyorum.

Bebekliğime çocukluğuma…

Mutluyum, heyecanlıyım çocukluğumla tanışacağım diye mi acaba?

Uzakta solgun bir ışık, yaklaştıkça parlıyor. Siyah beyaz bir fotoğraf, mahalle arkadaşlarıyla, kafasında kurdeleyle ben, Çakır, Şenol, Tevfik abi ve başkaları.

Gözlerimi kapadım içime bakıyorum. Gözlerim beynime diyor ki haydi aç kapılarını çocukluğumuza gidelim.

Çocukluğum o kadar uzak ki beynimi zorladıkça, gözlerimi kapamış başımı bir öne bir arkaya sallanırken buluyorum kendimi.

Fulü bir yol git git bitmiyor. Yolun uzun gelmesi hareketli ve dopdolu geçen bir hayat mı acaba?

Diyorlar ki hayat kısa, bir doğuyorsun bir de bakmışsın ömür bitmiş.

Bodrum-25-26-Kampusumuze-Bekliyoruz-bahçeşehir
Turgutreis_Kampus_şubat-2025_Erken Kayit
previous arrow
next arrow
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.