Yaşadığımız dönemde ve özellikle yaşadığımız memlekette sevginin lafı çok kendisi ise pek yok! Alışkanlıklar, çıkar bağları, bağımlılıklar, toplumsal beklentiler “sevgi” adı altında yaftalanıyor. Yaşam kavgasının ve egemen ideolojinin etkileriyle, benzetme yerindeyse, sevgi salgılayan bezlerimiz dumura uğramış. Ama gene de bazıları sevebiliyormuş gibi davranıyor. Birazcık zorlayınca o bölgenin çoktan kurumuş olduğunu...
28.05.2024
0
278
En son söyleyebileceğimizi en baştan söyleyelim: Niçin “maarif” ve “müfredat”? Eğitim ve öğretimin önde gelen ve ilan edilen amaçlarından birisi anadili yani Türkçeyi öğretmek ve sevdirmek değil mi? Artık kullanımdan düşmüş, Türkçenin dilbilgisi kurallarına uymayan, çocukların asla anlayamayacağı bu iki Arapça sözcüğe yaslanmaya ne gerek vardır? Hadi iktidar ortağı MHP...
Bu hafta da yazıma yeni çıkan anılar kitabımdan (Babıali’ye Son Tren) bir paragrafla başlıyorum. Çünkü konu güncel. TRT bölümünde anlattıklarımı “itiraf” olarak çerçevelemişim: “Katıldığımız ilk Eurovision Şarkı Yarışması’nda ülkemizin verdiği puanları canlı olarak Avrupa’ya ilan eden kişi bendim: “France four points vb…” Önceden böyle planlanmamıştı ama, son anda benim üstüme...
Santa Barbara’da oturan Amerikalı avukat arkadaşımla dünya ahvali üzerinde yıllardır dertleşiriz. O beni Türkiye’de, ben de onu Amerika’da olanlardan sorumlu tutarız. Yıllarca o hesap sordu. Son zamanlarda daha çok ben hesap soran konumunda oluyorum. Geçenlerde Amerikan basınının Gazze’deki insanlık faciasını aktarışındaki tek yanlılıktan yakınıp sordum: “Ne olacak bu Amerikan medyasının...
Amerikan üniversitelerinin kampüslerinden gelen İsrail’i protesto haberlerini hem hayretle hem de deja vu (Ben bunları daha önce de görmüştüm) duygularıyla izliyorum. Başta New York olmak üzere tüm ülkede onlarca gösteri, yüzlerce tutuklama, siyasal tepki, karmaşa… Hayretle izliyorum, çünkü Amerikan medyalarının ve siyasi kurumlarının İsrail yanlısı derin hegemonyalarına rağmen aralarında ilerici...
Tozla duman, sapla saman birbirine karışmış durumda. Doğruyla yalanı ayırt etmekte zorluk çekiyoruz. Bu belirsizlik, zamanımızın en büyük sorunlarından birisi ve hepimizi ilgilendiriyor. Çünkü hepimiz biraz iletişimciyiz! Ama bu yazıda ben daha çok profesyonel ya da yarı-profesyonel iletişimcilerden söz ediyorum. Yani hayatını kısmen de olsa “içerik” üretip bunu iletişim araçlarıyla...
31 Mart seçimlerinde birçok kişi hayatının doruğuna çıktı ya da dibe vurdu. Şimdi, özellikle dibe vuranların ne yapacaklarını merak ediyor, ilgiyle izliyoruz. “Beter olsun!” diyenler “Var, vah! Yazık oldu!” diyenler var! Özellikle siyaset dünyasında birinin dibe vurduğu nokta ötekinin doruğu olabiliyor. Homo homini lupus vaziyetleri! Ben ilk kitabı Babıali’ye Son...
31 Mart’ta Türkiye Akdeniz’e doğru kaydı. Haritanın rengi kırmızı değil mavi olmalıydı: Akdeniz Mavisi! Hafta boyunca 31 Mart seçim sonuçlarına birçok açı ve plandan bakıldı. Ben bugün geriye çekilip açılarak, sinema diliyle “zoom out” ederek, büyük resme bakmak ve sormak istiyorum: Aslında ne değişti? Aslında radikal bir değişim olmadı. Türk...
Ben sarı kart bekliyordum. Kırmızı kart çıktı! CHP ülkenin birinci partisi oldu. 1 Nisan sabahının büyük sürprizi ve AKP için kötü şakası budur! Bunun nedenleri yerli ve yabancı uzmanlar tarafından didik didik analiz edilecektir. Ben sabahın erken saatlerinde kişisel bir kaç gözlem ve değinme ile yetinmek istiyorum. AKP’nin altında kaldığı...
“Yoktur birbirimizden farkımız, hepimiz rantiye ahfadıyız!” 2024 yılın yerel seçim kampanyasını özetleyecek bir cümle bulmak gerekirse, bir reklam sloganından alınmış ilhamla, bu cümleyi önerebiliriz. Yerel demokrasinin, farklı yerel yönetim anlayışları arasında bir yarışma olması beklenir. Örneğin 1960’lı yıllarda öyleydi. Şimdi, ideolojik yelpazedeki zenginliğe rağmen, ana aktörler birbirine benziyor. Herkes herkes...
Yeni çıkan anılarımda da anlattım 1968 yılında UNESCO Bursu ile Gazetecilik dalında Yüksek Lisans yapmak üzere Indiana Üniversitesi’ne gittiğimde tez danışmanına, Amerikan dış politikası ile Amerikan basını arasındaki ilişkileri incelemek istediğimi söylemiştim. Saf ve temiz Anadolu delikanlısının kafasındaki sorulara bakın: Acaba Amerikan medyası hükümetin politikasının etkisi altında kalıyor muydu? Hatta...
Sonraki sayfa »
Daha Fazla İçerik Yükle
Yükleniyor...